22 Haziran 2011

kafayı boşaltmak üzerine

Kafayı boşaltmak üzerine "Kayısı Topuklu Kadınlar" da Mahmut Şenol'un güzel saptamalarını bu fotoğraftaki şezlonglarda okudum. Kendisine tamamen katıldım, böyle yerlerde kafa boşaltılmıyor, tersine düşüncelere kapılıp gidiyorsunuz. Sürekli bir kitap okuma, film izleme, facebook gezinmesi haliyle kendini meşgul etme çabaları... Kafa, dostlarla konuşarak paylaşarak daha iyi boşaltılıyor bence de.

2 Haziran 2011

Tanrı üzerine

Birtakım alıntılar...

"On altıncı yüzyılda Pantagruel'in son kitabının son bölümünde 'Tanrı diye adlandırdığımız merkezi her yerde çevresi hiçbir yerde olan o 'zihinsel küre'ye göndermede bulunuluyordu. Ortaçağ görüşünde bunun anlamı açıktı: Tanrı her yaratıkta, hiçbiri tarafından sınırlandırılmadan bulunur. Süleyman Peygamber 'Bak, Sen göğe ve içindeki dünyalara sığmazsın' diyordu (I Krallar 8:25)".*

"... Giordino Bruno, yıldızları hapseden kirişlerin kırılmasını özgürleşme olarak görmüştü. La cena de le ceneri'de dünyanın sonsuz bir nedenin sonsuz bir etkisi olduğunu ve tanrısal olanın yakınımızda olduğunu öne sürmüştü, 'çünkü o, bizim kendi içimizde olduğumuzdan daha çok içimizdedir'. Copernicus'un uzayını insanlara açıklamak için sözcükler aradı ve ünlü sayfasında şunu yazdı: 'Kesin olarak söyleyebiliriz ki, evren merkezin tümüdür, ya da evrenin merkezi her yerde, çevresi hiçbir yerdedir" (De la causa, principio, V)".*

Tanrıyı veya varoluşunun nedenini arayan ve bulamayan insanların yegane probleminin "benlik"lerine hep başkalarının gözünden bakmak olduğunu düşünüyorum. Çoğumuz, Kendi'mizden ve dolayısıyla tanrıdan çok uzağız.

* Borges - Öteki Soruşturmalar