24 Kasım 2007

su bütün dilleri biliyor


what the bleep do we know'u izledim. bir gün önce de anjelika akbar'ın vereceği konser ile ilgili röportajını izlemiştim televizyonda. ortak konuları suyun hafızası olması; şöyle ki bir su şişesine üstüne hiçbir şey yazmadan bir gece beklettiğinizde baklava dilimi gibi bir şey olurken üstüne sevgi sözcükleri yazıp ya da birkaç kere seni seviyorum filan deyip bekletildiğinde ve sabah dondurulup mikroskopta bakıldığında çok harika şekiller ortaya çıkıyormuş (burda fotografları var). e insanın da vücudunun çoğu sudan oluştuğuna göre bazı çıkarımlar yaparsınız artık. bunlar quantum fiziğiyle ve bilişsel psikoloji teorileri ile de uyum içersinde ayrıca.

sırça başlığımı da değiştiriyorum. ameliyat oldum baktım, o kadar acıya katlanabildiğime göre cam kadar da kırılgan değilmişim hahayt. ne yapsam ne yapsam, kendini karbon sanan boşluk olabilir belki.

11 Kasım 2007

slavoj zizek

postmodern sempatizanı olup çıkaracak beni bu adamlar. derrida'dan sonra bir de zizek çıktı şimdi. bir de şu tez olmasa.. şeytan diyor felsefe doktorası yap. işte zizek belgeselinin tam metni, tabi belgeseli izlemeden saçma oluyor bazı yerleri (restoranda sipariş verdikleri sahneler filan) ama adam hakkında bir fikir sahibi olabilirsiniz burdan.

slavoj zizek, lacancı psikanaliz'i politika, film analizi gibi günlük meselelere uygulayan bir filozof. mesela diyor ki insanın içtikçe içesi gelen şekersiz kola, aslında Marx'ın "fetiş meta"sı, Freud'un "superego" su ve Lacan'ın "objet petit a" sıdır.

"Günümüzde piyasa, kötü huylu özelliklerinden arındırılmış ürünlerle dolu:

Zengin Kremalı, Yağsız Krema, Enfes Kremalı

Gayet Bira, Alkolsüz Bira

Kafeinsiz Kahve, Bu Sabahki Sıcak İçeceğiniz

Sanal Seks, Seks Yapmadan Seks

Kimsenin Ölmediği Harp Sanatı (tabii bizim taraftan kimsenin), Savaşsız Savaş"

-Kukla ve Cüce adlı kitabından.

bir de insan sevmiyor, dünyayı da, sempati duydum kendisine, hayret. diyor ki:




"En kötüsü, bazı aydınların oynamaya bayıldığı “Hepimiz insanız” oyununu oynamak. Belli bir aydın kişilik sergiliyorsunuz, ama sonra 'Biliyor musun, her şeye karşın ben de temelde senin gibi biriyim. Hayatın küçük keyiflerinden zevk alırım. Ben de senin gibi bir insanım' gibi küçük
ayrıntıların sinyallerini veriyorsunuz. Ben insan değilim. Bir canavar olduğumu iddia ediyorum.
Teorisyen maskesi altında, çikolatalı pastadan hoşlanan sıcak bir insan falan değilim. Bunu veya şunu seviyorum ve bu da beni insan yapıyor diyemem. Kimse gücenmesin ama kendimi insanmış gibi yapan, insanı oynayan biri olarak görmeyi yeğlerim."

P.S.: Resim Gorgon Tales tarafından yapılmıştır. Fikirlerimi sanata dönüştürdüğü için kendisine teşekkürlerimi sunarım.