18 Ekim 2006

beyaz duvar

"ve en ince yerinden kırıldı ayna"

dumanım yansıdı kırığından

elime dokundu eli, değdi.

değiş tende değildi bende

ondaysa hiçbir yerinde.

bağ bozumu zamanı geldi yazık.

sakarlığıma griyi ekledim,

thanatosu konuk ettim kendime.

bu sefer.. bu sefer farklı...

hayır.

çıkmadı ağızdan, kapandı perde..



. ışıklar yanınca ne kadar alkışlarsak bis gelir?

14 Ekim 2006

tutunamayanlar

evet sonunda maskemi indiriyorum kendimi açığa çıkarıyorum itiraf ediyorum ben başka türlü olmak istiyordum size çok ilginç geldiğim bu durumumu değiştirmek bambaşka insan olmak istiyordum fakat kendimi başka türlü yapmak elimden gelmedi beceremedim anlıyor musun sizler gibi olmak istiyordum onu bile beceremedim bu bakımdan bana vız gelir kitaplara almanız beni boynuma bir etiket yapıştırmanız sizden kaçmak istiyorum kitaplarda tartışmalarda yaşarken hor gördüğünüz çocuklara büyüklere kötü örnek olarak gösterdiğiniz kahramanlarınızın parlaklığı daha iyi belli olsun diye cılızlıkları miskinlikleri kötü ruhlulukları bayağılıkları açgözlülükleriyle arka planları karartan zavallı benim işte itiraf ediyorum kendimi savunmuyorum bütün bu beğenmediğiniz insanları yakın buldum kendime hayır bulmadım onlar bir bakıma kendi içlerinde tutarlıydılar fakat artık size anlatabilmeliyim ki son fırsatı kaçırıyorum senden sonra tufan gelecek günseli ve beni artık kimse kurtaramayacak bir yandan da gene sanıyorum ki daha doğrusu kendimi aldattığımı bile bile sanıyorum ki sanki beni hiçbir yere götürmeyen bu anlamsız inadımda bu yersiz öfkemde ısrar edersem değerim artacak hiçbir şey söylemeden susarsam sanki neyi anlatamadığım anlaşılacak beni de cumhurbaşkanı yapacaklar buyur diyecekler herkes anlattı anlatamayan bir tek sen varsın.

13 Ekim 2006

bilinir hikaye

bu şiirde takıldım ilerleyemiyorum [(bir kantar memuru için) incil]. birkaç okuyorum, dönüyorum bunu yine yine okuyorum. her okuyuşumda başka şey görüyorum, başka şey düşünüyorum. nasıl olacak bu işler bilmiyorum.

"Benim bütün caymalarım yanımda geçemiyorum onlardan
Yanımda durdular mı sevmemi önlüyorlar*
rahat oluyorum" (?)

*Bilinir hikayedir bu işin sonunda alışkanlığa varması, bir sürü yıkımlar bıraktıktan sonra kıvrılıp yalayan saran gemici düğümleri gibi pek, o yangın sonuna doğru ısıtır bile olamıyor değerini bulamadıkça. Sonra onarmak tapınaklar kurmak ya da kükreyip yeni baştan girişmek gerekiyor. Bu düşünce insana göre değil o yıkım yıkım sarsıntılardan deneye deneye süzülmüş ağır tıkanık ağrılı acılı -artık durulmasını ister- insana göre değil ama demesi kolay, en iyisi pişmanlıkları taşımak o yanıklığı ateş ateş taşıyıp sürümek, ama her yerde aldanmaya başlamanın aldanmayı istemenin yolunu buluyoruz.