1 Ağustos 2013

Kadın

Bir kadın tanıyorum, bulabileceği en iyi adamla beraber. Adamın sinirini, ani parlamalarını her gün alttan alan bir kadın. Yalnız olsa şimdi olacağından daha mutsuz olacağına karar vermiş bir kere.
Bir kadın tanıyorum, hiç aşık olmamış. Şimdi yıllardır beraber birisiyle, mutlular, ama aşık değilmiş öyle der hep, çok seviyormuş ama. Çok iyi arkadaşlarmış, adam da onu çok seviyormuş. Adam bir gün çekip gitse gitmesini normal karşılar pek de üzülmezmiş.
Bir kadın tanıyorum, kime sarılsa tüm sıcaklığnı akıtan bir kadın. Herkesi çok içten, sımsıkı sarabilen, fakat malesef “herkes” i aynı derecede sıcaklıkla saran. Son on üç yıldır hiç sevgilisiz bir günü olmamış. Gözlerinin içi parlar hep, acıklı.
Bir kadın tanıyorum, yıllardır güzel bir ilişkisi var. Özgür bir ilişki onunki, başkalarıyla da görüşüyorlar ikisi de. Birbirlerini çok sevdikleri belli beraberlerken fakat bir kadını kaç erkek ararayabilir maksimum bir günde?
Bir kadın tanıyorum, sevgilisi yok. İlişkileri olmuş bugüne kadar birkaç tane. Kendi canını yakmayı seviyor galiba, fakat her birine aşık oluyormuş, öyle der hep. Dünyası kocaman; dünyasının hacmi kadar kütlesi de büyük geliyor sanırım erkeklere.
Bir kadın tanıyorum, yorgun. Bu kadınlardan hiçbiri gibi değil sanki, ya da hepsi gibi. Yirmi bir yaşındayken bir sonbahar günü vitrindeki uzun, beyaz, yüksek topuklu çizmeleri alsaydı hayatı nasıl olurdu diye merak edermiş hep.
Bir kadın tanıyorum, bu kadınlar arasındaki fark ne diye merak eden. Her biten ilişkiyi duyduğunda şaşıran, her yeni başlayan ilişkiye umutla bakan, aslında pek de çevresindekiler ile aynı dili konuşamayan, hatta belki de bu dünyaya ait olmayan.
p.s. Yüzyıllık Yalnızlık’taki Remedios’a selam ederim. Diğerlerinin dilini konuşmayı öğrenemediği, onların çirkinliğine hiç benzemediği, onların kirine hiç bulaşmadığı gibi bir sıcak günde kurusun diye asılan çarşaflar havada uçuşurken yerden yükselip gökyüzünde kaybolan ve ait olduğu yere giden Remedios’a.

7 yorum:

bedbug dedi ki...

oyh.. sana da günaydın? ilk okuduğum şey bu olmalımıydı diye soruyorum kendime.. olduğu kadar artık.. çok net anlatmışsın.. tebrik ettim.

Passiflora dedi ki...

heheh hay allah :) saol

dikkatsiz dedi ki...

allam allam nasıl bir ortamdır bu :))

Passiflora dedi ki...

fransız filmlerine göndermenizi yine gülümseyerek karşılıyorum fakat bu yazdığımın her biri bir insan değil, kurgu ve gerçek bir arada.

dikkatsiz dedi ki...

hımmmm !

stern dedi ki...

bu yazida adeta kendimi buldum.

Passiflora dedi ki...

:) herkes öle diyo, hayret.