3 Şubat 2010

kaçış edebiyatı - I (ged)

... "Cadı, oğlandan annesinin ona bir bebekken vermiş olduğu Duny ismini geri aldı. Çocuk isimsiz ve çıplak olarak yüksek uçurumların dibinden fışkıran Ar'ın soğuk kaynaklarına girdi. O suya girerken, güneşin önünden su bulutları geçti ve gölcükte çocuğun etrafındaki suların üzerinde büyük gölgeler kayıp oynaştı. Çocuk bu canlı ve çivi gibi suda, soğuktan titrese de, davranması gerektiği gibi, yavaşça ve dimdik yürüyerek karşı kıyıya geçti. Kıyıya gelince, kendisini beklemekte olan Ogion elini uzattı ve oğlanı kolundan kavrayarak ona gerçek ismini fısıldadı: Ged".

Alıntıyı yaptığım "Yerdeniz Büyücüsü" nün yazarı Ursula Le Guin kitabı için şöyle demiş: "Sanırım Yerdeniz Büyücüsü'nün en çocuksu yanı konusu: Büyümek. Büyümek, benim yıllarımı alan bir süreç oldu, bu süreci otuzbir yaşımda tamamladım - ne kadar tamamlanabilirse; o yüzden de çok önemsiyorum. Çoğu genç de önemser. Ne de olsa esas işleri budur: Büyümek".

bu sıralar okumam için biçilmiş bir kaftana rastladığımı hissediyorum. tüm ertelemelerim yanımdalar. son güne bırakılan işler, sunum hazırlamalar, edilecek telefonlar, görüşülecek kişiler.... ve aslında "ne"yi ertelediğimi sorgulamaya başlamışken "büyümek"ten bahseden bir yazar. hem de tam istediğim gibi kutsal beyaz çiçekler, çağrılınca gelen kuşlar, tılsımlarla görünmez kılınan köylerle dolu bir kitapta. okuyanda direnç/savunma geliştirmemesi açısından da bu kadar zor bir konudan bahsederken ne kadar çok metafor, ne kadar çok dolaylı anlatım, o kadar iyi...

Hiç yorum yok: