olmazsa yarın
Kapıyı çaldığında belki de evdeyim ama canım kapıyı açmak istemiyor. Pencereler açık olabilir, perdeler dışarı uçuşuyor olabilir, hatta burası İstanbul olduğu halde bunlar olabilir ve sen evde kimse yok sanabilirsin.
Yanımda oturup bana bir şeyler anlatıyor olabilirsin ve ben seni anlamıyor olabilirim, ben seni aslında gerçekten isteyerek dinlemiyor olabilirim, o gün iyi iletişemiyor olabiliriz. Halbuki başka bir gün konuşmasak da anlaşabiliriz. Her gün dışarıya açılmayı sevmiyorum, insan bazen sakince oturmalı, uyumalı, düşünmeli, kimsenin müdahalesi olmadan, sen bunu anlamıyor olabilirsin, ben anlaşıl(a)mıyor olabilirim.
Yaş ortalaması 15 olan yerlerde yemek yerken ya da on üç yıldır görüşmediğim yaşıtım arkadaşlarımla buluştuğumda “abla” gibi hissedebilirim; Cake ile aynı fikirde olup müziğin sesinin o kadar da yüksek olmasına gerek olmadığını düşünebilirim, dünyaya koyverebilirim biraz, içim geçmiş de olabilir ya da içim hala geçmişte.. Bunlar hep olağan şeyler.
Her zaman yanımda olmuş, bana aşık bir dostuma bir türlü aşık olamayabilirim ve yüzlerce kilometre uzakta birine aşık olabilirim. Yıllarca beraber olduğum insanla değil iki gündür beraber olduğumla evlenme hayalleri kurabilirim. Sonraki gün evliliğin iğrenç bir şey olduğuna karar verebilirim, ona güzel bir örnek ararkense uyuyakalabilirim.
Tori Amos’un histerik olup çıkmasına şaşırabilir sonra yaşına verip normal karşılayabilirim. Uykum olduğu halde iki çeşit yemek yapıp sevdiklerimi sevindirebilir sonra sıcaktan söylenip onları canlarından bezdirebilirim.
İnsanım sonuçta, zaman zaman ne yapacağımı bilemeyebilirim, durup kalabilirim ya da şaşırtabilirim.
8 yorum yapılmış:
hah evet! işte bu! olabilir tabii. hatta fazlası da olabilir. "larc":) olmak lazım. şaşırmayınız!
:) bıktım bu insanlık hallerine şaşıranlardan, her hareketimde beni başka kalıba sokanlardan, yerim dar oyanayamıyorum, geldikleri gibi..
ne güzel dedin be .. yeminle içim şişti alayından.. huyf..
umursamamak da bir tepkidir temelinde, en ağırından :)
evet evet, öylelerinden sıkıldık, kendimiz gibi...
fotoğraf yorumu yapar gibi yapacağım izninizle.
yazıyı çok beyendim, başarılarının devamını dilerim. kompozisyonun iyi oturmuş, merkezdeki çözümleme özellikle dikkat çekici, "Her gün dışarıya açılmayı sevmiyorum, insan bazen sakince oturmalı, uyumalı, düşünmeli, kimsenin müdahalesi olmadan". sanırım birtek buna öyle veya böyle demeyerek bütün yazıyla kontrast oluşturmuşsun. yazının bütünündeki estetik ve akıcılık gerçekten beyenimi kazandı. bi yerlere not aldım ki ilerde olurya kayıplardan olursa bulunsun. bunlar dışında teknik bir iki konuda kafam karıştı, yazı özellikle birine cevap mı(dolaylı anlatımla hem genelleyip hemde asıl hedefi yakalamak isteyen yazı), bir özür mü (ben hem buyum, hem de buyum), yoksa yeniden sınırlar belirleyen bir tarif mi. evet teknik yönündeki bu belirsizlik, her okumaya farklı anlamlar katabiliyor. bu nedenle tiremekte gözümde. renkler çok iyi, çarpıcı ama çok yoran cinsten değil. yani bütünüyle "olmazsa yarın"dan çok "belki yarın belki hiç"in içine gizlenmiş bir olmazsa yarın...
yazılarınızı beyeniyle izliyoruz devamını dileriz.
estetik 5
kompozisyon 5
teknik 3
başarım 4
genel 4.3
teşekkür ederim, beğendiğine sevindim :)
yazı bir kişiye hitaben değil ikinci tekil kullansam da. özür değil, dileyeceğim özürlerimi diledim zaman içinde, bitti, artık bu yazı daha çok kendimi ortaya koyma şeklinde. sınırlarım değişti evet, değişiyo, bunlar yeni sınırlar olabilir hiç öle düşünmemiştim :)
bu teknik yorum çok hoşuma gitti ben de devamını bekliyorum :)
ipek bu ne ya!
ben bayildim bu yaziya... allahim seni yine benden bahsetmissin, ya da kendinden.. ya da belki bir cok insan var boyle hisseden, davranan, yasayan... yalniz olmadigimi bilmek guzel, hic bir sey icinmecbur olmadigimi bilmekte... sadece bazen hatirlatilmaya ihtiyacim var sanirim, biraz baligim..
asıl şaşırtıcı olan benim yine aynen bu ruh halinde olmam ve senin gidip bu yazıyı bulup şu anda yorum yazman :) canım benim.
Yorum Gönder